Önce Alacakaya yolunda mayın patladı.
Arabada eski Vali Dr.Kadir Koçdemir ve Jandarma Alay Komutanımız
Kıdemli Albay Ali Ergülmez vardı. Herkes haberi “Valiye Suikast”
girişimi olarak algıladı. Haber Merkezlerinde böylesine bir ön
yargı ile haberler servise girdi. Spikerler de heyecanla bu
şekilde okudular.
Birkaç ay sonra Arıcak yolunda mayın patladı.
Bu kez otomobilde yine Elazığ İl Jandarma Alay Komutanı Kıd.
Albay Ali Ergülmez vardı. Yanında da Asayiş Komutanı rahmetli
Yarbay Alim Yılmaz bulunuyordu. Hain eylem sonucu Yarbayımız
Alim Yılmaz ve er Sinan Gümüştaş şehit oldular. Bu kez asıl
hedefin Ali Ergülmez olduğu konuşulmaya başlanıldı. Ali Ergülmez
Albayımızın durumu iyi çok şükür. Tedavisi sürüyor.
Şehitlerimize Tanrı’dan rahmet, Milletimize başsağlığı
diliyorum. Üniter yapımızı bölmek isteyen süper güçlerin bu
zavallı piyonlarını da nefretle kınıyorum. Akıttıkları kanda
kahraman güvenlik güçlerimiz tarafından boğulacaklarına, yok
olacaklarına yürekten inanıyorum.
Bakın daha birkaç gün geçmeden güvenlik kuvvetlerimiz
teröristlere yardım ve yataklık yaptıkları saptanan 34 kişiyi
gözetim altına aldı. Devletimizin kolu uzun ve güçlüdür. Suç
işleyenlerin, ihanet içerisinde olanların bundan kurtulması
mümkün değildir. Ferrokrom’un 9 mühendisini 1990’da şehit
edenler adaletin pençesinden kurtulamadılar. Her olayın failleri
çok geçmeden ya çatışmalarda ölüp gittiler ya da adalet önünde
yaptıklarının hesabını verdiler.
Buradan Elazığ Kamuoyuna seslenmek istiyorum:
Bu iki alçak saldırı karşısında ümitsizliğe kapılmayalım.
Elazığ son çeyrek yüzyılın gerçek anlamda bir “HUZUR ADASI”dır.
Bu huzur adasının tüm müessif olayları eskiden Palu ilçesinin
kırsalı olan, ancak rahmetli Turgut Özal tarafından daha fazla
devlet hizmeti alsınlar, çağı yakalasınlar diye ayrı ayrı ilçe
yapılan ARICAK ve ALACAKAYA ilçelerinde meydana gelmesi
düşündürücüdür. Arıcak’ın orası Bingöl’ün Genç ve Diyarbakır’ın
Lice kırsalı ile komşudur. Karadan geliş-gidişleri, kırsalda
cahil insanları yandaş bulmaları her zaman mümkündür. Bu yörede
yaşayanların buna prim vermemesi lazımdır.
Elazığ insanı bugüne kadar terörün içerisine çekilememiştir.
Terör örgütlerinin hevesleri hep kursaklarında kalmıştır. Hiç
kimse kendi kendine ya da örgütlü olarak hayal kurmasın. Daha
dün Çanakkale’yi geçilmez kılan, ülkeyi işgal eden dünyanın en
güçlü ülkelerini Anadolu topraklarında kovan bu millet ayağa
kalktığı zaman önünde hiçbir kuvvetin durması mümkün değildir.
Elazığ; Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinin sigortası bir
şehirdir.
Elazığlı; Vatanına, milletine, bayrağına, ezanına bağlı aziz bir
şehrin insanlarıdır.
Geçmişte yaşanan “Şeyh Sait”, “Dersim” ve “80 Öncesi” olaylarını
iyi tahlil edenler, Elazığ’ın öylesine kolay kolay geçilemeyecek
kutsal topraklar olduğunu çok iyi bilirler.
Tek yol akıllı olmaktır.
Devletle, milletle birlikte hareket etmektir.
Elazığ’ı ve Türkiye’yi kalkındırmaktır.
Ötesi hüsrandır… Bu hep öyle olmuştur. Bundan sonra da öyle
olacaktır.