|
ELAZIĞ’IN
HOVARDA TÜRKÜLERİ
Mehmet
TOPAL
Gazeteci-Yazar
Halkla
İlişkiler Uzmanı
İnsanoğlu
dünyaya geldikten sonra kulağına makamla okunan ezanla duyar ilk
güzel ve ahenkli sesi… Bunu anasından ve ninesinden dinlediği
birbirinden güzel ninniler takip eder. Büyüdükçe manilerle,
türkülerle tanışır, türküler dolar kulaklarından yüreğine,
türküler dolanır diline… Eline, ayağına kınadan türküler yakılır
mutlu günlerinde… Figürler dökülür halkoyunlarıyla bedeninden…
Türkülerin de
her birinin apayrı bir dili ve söyleyeceği vardır.
Her türkü ayrı
bir öyküdür, çünki!
Yaşanmış
hayatların, yaşanmış devirlerin birer belgeseli gibi izlerini,
ibretlerini, sevinçlerini, üzüntülerini taşıtırlar bizlere… Biz
yaşatırız o türküleri, kültürümüz ve türkümüzdür diyerek, çağlar
boyunca…
Türkülerle
girip, türkülerle çıkmışız her savaştan zaferlerle…
Çanakkale’de,
Yemen’de, Sivastopol önünde, Bağdat’ta…
Sonra “Ay
akşamdan ışıktır, yaylalar yaylalar” diyerek, Mehmetçiğe
sabah marşı yapmışız türkülerimizi… “komşu kızını zapteyle,
bizim oğlan aşıktır” diye de uyarmadan alamamışız kendimizi
türkülerimizin dillerinden…
Türkülerle
doğduk.
Türkülerle
yaşadık.
Türkülerle
öldük.
Yaşarken
türküler yaktık yaşadıklarımıza, ağıt ağıt!..
Sevgi üstüne,
sevgiliye…
Yoldan
çıktığımız, hovardalık yaptığımız zamanlarımızda da türküler hiç
bırakmadı yakamızı… Türkiye’nin birçok ilinde olduğu gibi,
Elazığ’ın da Harput’tan günümüze kadar uzanıp gelen hovarda
türküleri vardır.
Bu türkülerde
alkol, eğlence alemi, aşk, ihanet ve cinayetler vardır. Bu
cinayetlerin bir kısmı da ihanet sonucu namusunu temizlemek
uğruna işlenmiştir. Kimi zaman da “Iğiki Türküsü” nde söylendiği
gibi hovardalar el alemin bir yosması için birbirini
parçalamışlardır.
Bülbülü bağda,
aşıkı dağda gezdiren, eski Harput’un Çatalkaya’da ve Toptop’ta
Fide, Hafize, Nesibe, Hayriye ve Necibe’ye türküler yakan
delikanlı yürekler, su testisinsin yolunda hayatlarını tıpkı bir
yıldız gibi söndürüp giderlerken, bir kadına vurulanlar, bir
hançer darbesi karşısında yerlere yıkılıp kalıyor ya da bir
kurşuna da vuruluyorlardı.
Birer hikayesi
de olan bu türkülerin çoğunluğu Harput’un Çatalkaya ya da bir
diğer bir deyişle Toptop diye tabir edilen Genelevi noktasında
birleşiyorlar. Fide (Firdevs), Aşen (Ayşe), Hafo (Hafize) gibi
hovarda türkülerine konu olan bu kadınlar Çatalkaya’nın
sakinleridir. Nesibe bir konak kızıdır. Hamdi Çavuş’un Nesibe’ye
gönlü düşmüştür. Gelin gittiği Yılangeçiren Köyündeki koca
evinde Nesibe’yi martin tüfeğinden çıkan bir kurşunla öldürmüş,
başkasına da yar etmemiştir.
Meteris’ten
inince her zaman olduğu gibi eski Çatalkayalı Güllü’süne giden
Harput’lu Hafız Nuri’ de işte böylesine hazin bir hovardalık
hikayesinin kahramanı olarak hovarda türkülerinde terennüm
edilmektedir.
Harput ile
Hüseyinik arasında mekik dokuyan yakışıklı hovardalardan
Telgrafçı Akif’in genç yaşta kalp krizinden ölmesi üzerine ve
ailesi ile sevgilileri yasa boğulurlar. Bu olay üzerine de o
ünlü Akif Türküsü yakılır sevdalı yüreklerde.
Harput’un bir
diğer işveli ve cilveli yosması da meşhur Hayriye’dir. Saka
Hasan’ın kızı olan bu kadın önceleri Harput’ta, sonraları
Hozat’ta, ardından da Köğank ve Elazığ’da çok canlar yakmıştı.
Hayriye’nin hovardaları arasında Mollaköylü Mamo Bey, Saray
Beyleri, köy ağaları ve bazı genç subaylar vardır. Hayriye’nin
son sevgilisi ise Mollaköylü Mamo beyin Köğank Köyünde oturan
Ahmet’tir.
Mamoş Türküsü
ise bir ihanetin, bir yuvanın yıkılışının hazin hikayesidir.
Cumhuriyetin ilk yıllarında Elazığ’ın Mustafa Paşa Mahallesinde
yaşanmıştır. Katip Türküsü de, Çatalkaya Genelevi’nde Sara adlı
hayat kadınını dost tutan Mehmet adlı gencin, aynı kadında gözü
olan Fikri adlı genç tarafından hançerlenerek öldürülmesinin acı
dolu izlerini ulaştırır bizlere…
Bir diğer
Çatalkaya kaynaklı hovarda türküsü de Fidoş Türküsü’dür. Fidoş,
İstanbul’dan Harput’a sürgün gelen Haydar Bey isminde bir gençle
dost hayatı yaşamaya başlar. Fidoş’un eski dostu bu durumu
kendisine hakaret sayarak, Fidoş’u kalbinden hançerleyerek
öldürür.
Çoğunluğu
1800’lü yılların Osmanlı Döneminden kalan türküler olarak
kaydedilen ve günümüze kadar ulaşan Harput Folklörü içerisindeki
Fide (Uşak), Hafo-Hafize (Beyati), Nesibe (Beyati), Hafız
Nuri-İri Güllü (Beyati), Telgrafçı Akif (tecnis), Hayriye
(Hüseyni), Köğank Türküsü (Hüseyni), Fidoş, Katip (Hüseyni)
Iğiki Türküsü (Hüseyni), Kara Dutun Dalını (Müstezat), Necibem
(Hicaz) ve Mamoş (Hüseyni ) gibi toplam bu 13 tane türkü
Elazığ’ın Hovardalık Türküleri’dir.
|