|
BAŞYAZI
ELAZIĞ LALESİ’NE
KAVUŞTU
Mehmet TOPAL
İçinde bulunduğumuz
şu ilkbahar günlerinde kırdan, bayırdan ve yan yana sıralanmış
tarlaların önünden geçerken, aylarca beton yığınları arasında
yaşamış birisi olarak rengarenk kır çiçekleri ve güzelim
gelincik tarlaları göz zevkinizi okşadıktan sonra ruhunuza doğru
sevgiyle süzülerek kalıcı bir huzur ve mutluluk verir.
Göz zevki ve ruh
güzelliği her insan ve her toplum için çok önemlidir.
Türkiye’de son
yıllarda bazı yerel yönetimler, bu gerçeğin farkına vardıkları
için olacak ki, gittikçe betonlaşan kent merkezlerini, ilçe ve
belde merkezlerini ağaç ve bin bir çiçekle donatmaya başladılar.
Bu gerçeği ilk gören
Anadolu Belediyelerinin başın da da Elazığ Belediyesi
gelmektedir.
Elazığ Belediyesi
şehir merkezinde ilk çiçekleri ektiği zaman insanlar bu
çiçekleri yerinden söküp evlerindeki saksılara dikerek
balkonlarını, dahası bahçelerini süslediler. Belediye ekti,
insanlar söktü. Belediye önce bu işten büyük rahatsızlık duydu.
Bıkmadan usanmadan ağaç ve çiçek dikmeye hatta bunların
çeşitlerini artırmayı sürdürdü. Bu arada mevcut serasını da
büyüterek daha fazla çiçek üretme yoluna gitti. Belediyenin bu
yeşillendirme ve çiçeklendirme savaşı yıllarca sürdü.
Elazığlıların balkon ve bahçelerinde yeşerttikleri devşirme
güzellikle çiçek zevkinde doyuma ulaşması sonucu çiçekler
yerinde kalmaya başladı.
Artık kimse
belediyenin kaldırımlara, parklara, kavşaklara ektiği çiçekleri
ne yerinden söküyor, ne de bir dalını bile koparıyor. Şehrin her
tarafı yeşillikler ve renk renk çiçeklerle bizlere gülümsüyor.
Göz zevkimizi okşuyor ve ruh güzelliğimizi zenginleştiriyor.
Atalarımızdaki çiçek ve ağaç sevgisini ve korumasını
genlerimizden çıkartarak bizlere yabancısı olmadığımız bu
kültürümüzü apayrı bir incelik ve sabırla yeniden kazandırıyor.
Elazığ’a gelen yabancılar yaratılan bu zengin ve engin güzellik
karşısında adeta büyüleniyor ve Elazığ’ın ne kadar değişip
geliştiğini, bu işin kültürünü kazandığını övünçle ifade
ediyorlar.
Elazığ Belediyesi
Park ve Bahçeler Müdürlüğü, edindiği büyük bilgi ve birikimle
2008 yılına girerken şehrimize birer gurur abidesi olarak
kazandırdıkları parklar, açık alanlardaki spor kompleksleri,
yürüyüş parkurları, oturma yerleri ve sil baştan dizayn
ettikleri Malatya Yolu ve Diyarbakır Yolu Projeleri’nin yanı
sıra Elazığ’da bir ilki daha gerçekleştirmek suretiyle,
şehrimizi baştanbaşa renk renk lalelerle donattı.
Elazığı lalesine
kavuşturdu.
Elazığ’ı lalesiyle
buluşturdu.
Biliyorsunuz “Lale”
tarihimizde “Lale Devri” diye bir devre adını veren çok güzel ve
çok değerli bir çiçektir. Adeta aziz milletimizin sembolüdür.
Ben şahsen Lale’ye bakarken tarihimizin o devirdeki şaşaalı
yıllarını hatırlıyorum. Sonra bizler aval aval bakakalırken
Hollandalıların bu laleyi nasıl kendi ülkelerine götürüp, kendi
ürünleri olarak yetiştirip dünya piyasasına sürdüklerini, bu
ticaretten nasıl büyük rantlar elde ettiklerini anımsıyorum.
İstanbul gibi
metropol bir kentteki parlarda, bulvarda, Topkapı Sarayı
bahçesinde bu laleleri gördüğüm yıllarda neden bizim Elazığ
Belediyesi cadde ve sokaklarımıza lale ekmiyor diye hem merak
etmiş, hem de buna büyük bir özlem duymuşumdur.
Lale ve diğer
çiçekler konusunda Elazığ halkı son derece memnundur. Belirli
bir çiçek sevgisi kültürüne ve bu kültürün olgunluğuna da
eriştirmiştir. Çevre Yolundaki kavşaklarda bile artık her çiçek
yerli yerinde duruyor. Çünkü; bu çiçekleri artık Elazığ halkı
koruyor.
Bu kültürü Elazığ’a
kazandıran Belediye Başkanımız M.Süleyman Selmanoğlu’nun
şahsında Park ve Bahçeler Müdürüne ve bu birimin mühendislerine
ve tüm çalışanlarına bir Elazığlı olarak teşekkürü bir borç
biliyorum.
Çalışmalarınız bugün
olduğu gibi gelecekte de büyük takdir görecektir. Bundan hiç
şüpheniz olmasın.
Uluova
Gazetesi- 08 Mayıs 2008 |