New Page 1

ELAZİZ’DE KÖY KAHVEHANELERİ

     Mehmet TOPAL 

Gazeteci-Yazar

Halkla İlişkiler Uzmanı

Elaziz’deki köy kahvehanelerinin sayıları eskiden çok azdı. Bugünkü gibi işsizliğin aynası değil, duvarlarına askere çağrı listelerinin asıldığı, seçmen kütüklerinin askıya çıkarıldıkları, dini konuların imamdan rahat bir şekilde sorup öğrenildiği, ihtişamlı dost meclislerinin, mahalli at yarışlarının ve dillere destan av partilerinin konuşulduğu, horoz dövüşlerinin yapıldığı, siyasetin nabzının gümbürdeyerek attığı, aşırı heyecandan kalp krizlerinin sıkça yaşandığı bir kültür ve soysallaşma ve tek iletişim merkezi gibiydi.

Kahvehaneler eskiden öncelikle merkezi büyük köylerde bulunurdu. Bu kahvehanelerin en belirgin görevlerini ve etkilerini kültürel, sosyal ve siyasal alanlarda görmekteyiz. Uzak dağ köylerinde ise gerek nüfusun azlığı ve gerekse ulaşımın zorluğu nedeniyle kahvehane bulunmazken, merkez ilçeye yakın köylerde bir veya iki tane kahvehane bulmak mümkündü.

           Elazığ’ın merkez ilçeye bağlı Ulukent (Hüseyinik), Çatal çeşme (Mornik), Kızılay (Kesirik), Gümüşkavak (Hırhırik), Aksaray (Yığınki), Sürsürü, Yurtbaşı (Hoğu), Akçakiraz (Perçenç), Yazıkonak (Vertetil), Mollakendi (Mollaköy), Yolçatı, Hankendi (Hanköyü), Pıncırik, Muratbağı (Şeyh Hacı) köylerinde, Harput nahiyesinde ve Ağın, Palu, Karakoçan, Maden, Sivrice, Keban ile Baskil ilçe merkezlerinde de kahvehaneler mevcuttu.

Bu kahvehanelerde muhitin aile reisleri ve gençleri ayrı ayrı otururlardı. Büyüklerin yanında gençler oyun oynayamaz, sigara içmez, ayak ayak üzerine atmaz, tespih çekmez, laflara karışmazlardı. Herkes kendi akranı ile samimiyet içinde olurdu. İçecek olarak su, çay, kahve, ayran, gazoz, ve nadiren de nargile bulunurdu. Okumuş, bilgili, kültürlü ve güngörmüş yaşlılara büyük itibar edilir, bunlar bir arada otururlardı. Çevreye oturup dinleyenler de bunlardan feyz alırlardı.

Kahvelerde radyo sürekli açık tutulur, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerini yayın kapsamına alan  komşu ülkelerin radyoları Arapça, Acemce ve Azerice dinlenir, Avrupa ülkelerinin Türkçe yayınları, Demir perde ülkesi Sovyet Rusya’nın o ünlü Bizim Radyo adlı radyosu ile TRT’nin ajans diye adlandırılan radyo haberleri, saati geldiğinde haber gongunun vurmasıyla adeta nefesler tutularak, büyük bir heyecanla dinlenirdi.

Kahvelere gazeteyi genel olarak ara sıra memurlar getirirlerdi. Okuduktan sonra başkalarının okuması için orada bırakırlardı. Okur-Yazar oranı düşük olduğu için genelde gazete ortada bir tabu gibi durur, pek az kişi tarafından bazen de çevredekilerde bilgilensinler diye yüksek sesle okunurdu. Kahvehanelere ara sıra mecmua türü yayınlarda düşerdi. Gazeteler o yıllarda basıldığı günden sonra  2-3 gün sonra  ancak Elazığ’a gelirdi. Elazığ’dan ötesindeki illere gazetenin ulaşması ise en az bir haftayı bulurdu.

Buralarda konuşulan ülke meselelerinin önemli bir kısmını 1925’de yaşanan Şeyh Sait İsyanı ve bu isyanın sonuçları, Elazığ’ın cadde ve meydanlarında gerçekleştirilen isyancıların ibret olsun diye halka açık tutulan idamları oluştururdu. Bu isyan üzerine İsmet Paşa’nın 5 yıl süreyle uyguladığı Takrir-i Sükun uygulamasının lokal sertliği, milli sınırlarımız dışında bırakılan Kerkük ve Musul meseleleri tartışılır, buradaki Türkmenler, ekonomik bir değer olarakta petrolden yoksun bırakılışımız anlatılır, radyoda bir Kerkük türküsü duyulduğu zaman gözler buğulanır, ağlamaklı olunurdu.

Yavru Vatan Kıbrıs’ta, Yunanistan’da, Bulgaristan’da ve Rusya’daki Türk varlığının  çektiği esaret hayatı ve çektikleri çileler dillerden düşmeyen milli meseleler arasında yer alıyordu.

İran Şahı’nın Süreyya ile evlenmesi, dilden dile ballandırılarak anlatılırdı.

1937’de meydana gelen Dersim  İsyanı olayı da kahvehane müdavimlerinin sohbet konuları arasında yer alırdı. Molla Mustafa Barzani’nin Kuzey Irak’taki çalışmaları, Türkiye sınırındaki faaliyetleri, Barzani’nin Rusya ile yakınlığı, kürtçülükle ilgili eylemleri konuşulurdu.

Bingöl yöresindeki dağlarda bir dönem hüküm süren Eşkıya Yado’nun maceraları, Yığınkili Zülküf Efe’nin yiğitlikleri, Bugün Esat Kabaklı’nın okuduğu türküde yerini alan Sürsürülü Yolyemez Nazmi’nin kestiği delikanlılık raconları, Yamyam Musto’nun icraatları, Yemeniciler Çarşısı’nın espiritüel insanı İlkokul çocuklarının Kur’an-ı Kerim öğreticisi Münir Baba’nın ibret dolu sözleri, gerektiğinde  gündemdeki yerini hemen alırdı. Güney Fay Hattında meydana gelen depremler ve yaşanan can kayıpları yöre insanını büyük yasa boğardı. Türkan Şoray’ın Harput’ta Cemo filmini çevirirken attan düşerek boynunun kırılması, bu olayın halk arasında Arap Baba Türkan Şoray’ı çarptı şeklinde kabul görmesine neden olmuştu.

Şıra Pazarı’nda berberlik yapan Kara Molla’yı da bu sohbetlerde unutmak asla mümkün olmazdı. Kara Molla, Elazığ’ın Lokman Hekimiydi. Onun yaptığı Kara Merhem her türlü yaraya iyi gelirdi. Namını duymayan yoktu. Evlerde ve kahvehanelerde onun ismi merhemiyle birlikte anılırdı.

Şehirlerarası yollarda meydana gelen sadece kamyon ve otobüslerin  karıştığı trafik kazalarında hayatlarını kaybeden şoför ve yolcular, çeşitli nedenlerden genç yaşta intihar edenlerin, hayatlarının baharında amansız hastalıklardan yaşamını yitirenlerin ardından halk ozanları tarafından yazılan basılı destanlar okunur, verilmek istenen mesaj anlaşılmaya çalışılırdı.

Mahalli Sanatçıların canlı olarak çektikleri uzun hava ve içtenlikle okudukları türküler de bu kahvehanelere apayrı bir renk katardı. Bütün bunlar Elazığlıların dünya, yurt ve şehir meselelerine ne kadar duyarlı olduklarının bir göstergesi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Şehrin ve Türkiye’nin gündeminde olanlar sohbetlerin ana konularını oluştururdu. Bunların en başında da Ankara’daki siyasi otoritenin ve muhalefet partisinin hareketleri izlenirdi. Ankara’daki siyasi kıvılcım sıcak radyo haberleri vasıtasıyla  dalga dalga Anadolu’ya kahvelerden yayılırdı. Halk Ankara’daki  siyasi kavgayı kendi kavgası gibi aynen benimserdi. Bu benimseme köylerin bölünmesini ve dolayısıyla aynı köydeki kahvehane sayılarını artırmıştır. CHP’li ve DP’li seçmen bir arada otururken siyasette dozun kaçırılmasıyla, partililer önce kahvehanelerini ayırmaya başladılar. CHP’nin kapı kapı dolaşarak evler dağıttığı oy pusulalarını DP’liler arkadan dolaşarak geri alır, kendi pusulalarını dağıtırlardı. Halkı sandıkta DP’ye yönlendirirlerdi. Bunun organizasyonunu da siyasi bir üs olarakta kullandıkları bu kahvehanelerde yaparlardı. Şimdiki gibi 1980 sonrası kazanılan siyasi hoşgörü ortamı yoktu. Seçmen birbirini partisine göre dost veya düşman kabul ederdi. Seçim çalışmaları da ayrı kahvelerde, ayrı kollardan yapılırdı, kendinden olmayanların yanında siyasi bilgiler bir sır gibi saklanırdı. Babalar koyu bir taassup içerisinde karşı partiden olan aileye kızlarını gelin vermezlerdi. Bu tür evlenmelere karşı çıkarlardı.

         Köydeki sevilen ve sayılan önder kişiler siyasette önemli mihengi noktalarıydı.Onların siyasi eğilimleri köylüler üzerinde büyük etken olurdu. Onların yönlendirmesi kadar siyasete ilgi duyarlardı.

         Harput’daki Çınarlı parkın altında, Aksaray’daki (Yığınki) Derebeyi’nin Kahvesinde, İçme nahiyesindeki su başındaki kahvede  ve diğer kahvehanelerde, her gün mevcut hükümetler düşürülür, yeni hükümetler kurulur, yeni atamalar yapılır, partili olmayan memurların kafadan sürgünleri çıkartılırdı. Bu muhabbetler kışın kahvehanenin yoğun sigara dumanı altında, yaz aylarında da kahvehanenin önündeki yaşlı çınar ağaçlarının altında ve temiz havada yapılırdı.

         Elaziz’deki köy kahvehanelerinde her zaman siyaset olmazdı. Kimi zaman mahalle dedikoduları da yapılırdı. Herkes mahallede ne olup bittiğini akranları arasında bildiğince ortaya koyar, bunu yakın çevresiyle burada paylaşırdı. Gençler aşk ve meşkle ilgilenirken, orta ve daha yaşlılarda memleket meseleleri ve siyaset üzerine kafa yorar ve tatmin olurlardı.

         Köy kahvehanelerinde siyasetten arta kalan zamanların büyükçe bir dilimi de çeşitli oyunlara ayrılırdı. En çok tavla, kağıt ve taş oynanırdı.

Eski Elaziz kahvehanelerinin, Elazığ halkının sosyo-kültürel hayatında ve Elazığ’ın gelişmesinde büyük payı vardır. Bunu inkar edemeyiz. O günleri yaşayanlar bu kahvehanelerin önemini çok iyi bilir ve takdir ederler.

 

ELAZIĞ’DA KAHVEHANE BULUNAN YERLER

 

KÖYLER:

1-YOLÇATI

2-HANKÖYÜ

3-PINCIRİK

4-ŞEYH HACI

5-HÜSEYİNİK

6-MORNİK

7-KESİRİK

8-HIRHIRİK

9-YIĞINKİ

10-SÜRSÜRÜ

11-HOĞU

12-PERÇENÇ

13-VERTETİL

14-MOLLAKÖYÜ

15-YENİCE

 

İLÇELER:

1-AĞIN

2-BASKİL

3-KEBAN

4-KARAKOÇAN

5-MADEN

6-PALU

7-SİVRİCE

 

NAHİYELER:

1-HARPUT

 

KAHVEHANELERİN ÜNLÜ İSİMLERİ

1-ŞEYH HACILI İZZET  (Şeyh Hacı) Mahalli Sanatçı

2-YENİCELİ KEMAL  (Vertetil) Mahalli Sanatçı

3-FAHRİ KARAKAYA  (Aksaray) Mahalli Sanatçı

4-Köğanklı Hafız MUSTAFA SÜER (Aksaray) Mahalli Sanatçı

 

KAYNAKLAR:

1.     Hafız Mustafa SÜER-Musiki Hocası-Vefat-1974

2.     Bahattin TOPAL-Emekli Memur-Vefat-1981

3.     H.Hüseyin DİKEN-Emekli Yemenici-Vefat-1980

4.     M.Ali GÜLER-Emekli Kahveci-Vefat-1971

5.     Nureddin MEMİŞOĞLU-Emekli İşçi-Vefat-1997

6.     Ahmet SONSÖZ-Emekli Nakliye Md.-Vefat-1995

New Page 2

MEHMET TOPAL     

Biyografi 3
Kitapları  3
Gazete Yazıları  3
Arşivdeki Dergi Yazıları  3

 2008 YAZILARI      

PÜR EMANET İŞÇİLERİN DURUMU  3
BİR PADİŞAH FIKRASI  3
YÜZÜN GÜLE SÜLEYMAN  3
KAİNAT ŞEYHİ FATİH AHMET BABA  3
MOLLAKENDİ BELEDİYESİ MAAŞ ÖDEYEMİYOR !  3
TALAT AKGÜN  3
MİSLAND ÇAYDA ÇIRA EFSANESİ  3
AVRUPA ELAZIĞLILAR DERNEĞİ  3
ŞEHİT YARBAY ALİM YILMAZ  3
BERİKA KÜÇÜK BİR ELAZIĞ HANIMEFENDİSİYDİ  3
CENAZELERİ BELEDİYE ÜCRETSİZ KALDIRACAK  3
ELAZIĞ LALESİ’NE KAVUŞTU  3
FATİH AHMET BABA TÜRBESİ  3
GÜLÜN BİTTİĞİ YERLERE BAK  3
İRFAN FETHİ GEMUHLUOĞLU  3

 ARAŞTIRMA YAZILARI      

MEHMET ZEKİ KİMDİR ?  3
ÖLBE VADİSİ  3
BARBARLIK MÜZESİ  3
ELAZIĞ'DA ŞEHİT TÜRBELERİ  3
ELAZIĞ' DA KARAÇALI ÇEŞMELERİ  3
ATATÜRK ve ELAZIĞ MUSİKİSİ  3
ATATÜRK' ün SEKERAT' taki EVİ  3
ELAZIĞ KÜÇELERİ  3
BİR ELAZIĞ RADYOSU VARDI  3
ELAZIĞ' DA HOLDİNG KÜLTÜRÜ  3
ELAZIĞ' DA FUARCILIK  3
ELAZIĞ' DA 2 BUZLUK MAĞARASI  3
ELAZIĞ' ın HOVARDA TÜRKÜLERİ  3
ELAZİZ HALK EVİ  3
ELAZİZ İKTİSAT BANKASI  3
ELAZİZ' de KÖY KAHVEHANELERİ  3
HANPINARI ÇEŞMESİ  3
HARPUT AHİLİK MERKEZİ  3
KEPENK İNDİRME OLAYLARI  3
NURALI' da AY BAŞKADIR  3
YAŞ DESTANI' nın ÖYKÜSÜ  3
KÖĞANKLI HAFIZIN HAYATI  3
PİR-İ DAVUT ŞENLİĞİ  3

 YENİ YAZILARI      

2023 YILINDA ELAZIĞ'I DÜŞÜNÜYORUM  3
VALİ VE BELEDİYE BAŞKANI SUYUMUZA SAHİP ÇIKSINLAR  3
HARPUT BAYRAKTIR  3
ELAZIĞ 2007' DE NİÇİN BULUŞUYOR ?  3
CEMİYET 19 YILINDA  3
ATATÜRK ELAZIĞ' DA  3
ARTIK KEMAL TURAN YOK  3
ASLAN YATAĞINDAN BELLİ OLUR  3
HARPUT'A TUVALET YAPAMADILAR  3
KARAYOLARI 8.BÖLGE MÜDÜRÜ  3
ŞORŞOR MUHTARI  3
TELEFERİKLER  3
ABDULBAKİ TÜRKOĞLU  3
ELAZIĞ' IN TRAFİK SORUNU  3
KALDIRIM İŞGALLERİ  3
TELEFERİKLER  3
ELAZIĞ’IN HUZURU BOZULAMAZ  3
KEBAN’DAKİ İNEKLER  3
NE ÇAN, NE EZAN  3
SİVRİCE DOĞU’NUN YALOVA’SI OLAMAZ  3
TÜRKİYE SÜPER GÜÇLERLE SAVAŞIYOR  3
ELAZIĞ ÖZEL İDARE GENEL SEKRETERLİĞİ  3
SELMANOĞLU SÜLEYMAN BEY  3
SELMANOĞLU GERÇEKTEN BAŞARILI  3
ELAZIĞ EĞİTİMDE MARKA OLACAK  3
ELAZIĞ ÇİMENTO, ELAZIĞLILARIN OLMALIDIR  3
AZER’İN MEZARI ELAZIĞ'DA  3
ÇAKMAK MESİRE YERİ  3
FIRAT DÜNYA ÜNİVERSİTESİ OLUR MU?  3
TELEFERİK’İ BIRAK,CADDE VE SOKAKLARA BAK!  3
2023’TE NASIL BİR ELAZIĞ?  3
 

Dergimizi Online olarak okuyabilmek için

 tıklayınız...

  Mehmet Topal

MUNZUR VADİSİ MİLLİ PARKI

Tunceli-Ovacık arasında uzanan Munzur Vadisinde, 42.000 Hektarlık bir alan 1971 yılında...

GOLAN KAPLICALARI

Sıcak su kaynakları ( Termal ) Ülkemizin önemli bir yeraltı zenginliğini oluşturmaktadır. Söz konusu kaynakların ...

YÜZEN ADA

Bingöl'ün turizmi doğa güzelliklerine dayanır. Yüzen Ada da...

Mehmet Topal

ELAZIĞ HİPODROMU

Yaklaşık 600.000 m2 alana sahip Elazığ Hipodromu Yurtbaşı Beldesine 2 km, Elazığ-Bingöl karayoluna...

BATIK KENT

Efsaneye göre lanetli sayılan kentin ilginç hikayesi şöyle: Yüzyıllar önce şehre gelen hamile bir kadın, kapı kapı dolaşarak ekmek ve yiyecek bir şeyler istemiş...

 

Şu an sitede 1 kişi online

Şu an sitede 3 kişi online. 01 Ocak 2006 Tarihinden itibaren Bugün 71 , toplam 198803 kişi sitemizi ziyaret etmiştir.
Designed By EF BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ