|
HARPUT 480 YILLIK
AHİ’LİK MERKEZİDİR
Mehmet TOPAL
Gazeteci-Yazar
Halkla İlişkiler
Uzmanı
Elazığ”ın ilk ve en eski
yerleşim yeri, bir tarih ve turizm beldesi olan Harput”ta
camileri, mescid ve türbeleri ziyaret edenlerin uğrak
yerlerinden bir diğeri de “Ahi Musa Mescidi ve Türbesi”dir.
Ahi
Musa Kimdir?
Harput”ta neden bu adı taşıyan, bir Mescidi ve Türbesi vardır?
Musa
adlı bu zata, neden “AHİ” ünvanı verilmiştir?
Bu
konunun bilim adamlarımız tarafından ciddi anlamda
araştırılması, elde edilecek tüm bilgi ve belgelerin kamuoyuna
açıklanması gerekmektedir.
Dilerseniz, önce ahilik nedir, onu öğrenmeye çalışalım. Ahilik
Anadolu’da xııı. yy’ da görülmeye başlayan, Selçuklu Devleti
yıkılmaya yüz tuttuktan sonra, sosyal nizamı tesiste ve Osmanlı
Devleti’nin kuruluşunda büyük rolü olan bir teşkilattır. Köylere
kadar yayılmış olan, Fütüvvet adını da taşıyan bu teşkilatların
ana amacı, yardımlaşma ve toplum düzenini sağlamaya dayanıyordu.
Ahiliğin kaynağı Halife Ali’den uzanarak son Peygamber
Hz. Muhammed’e kadar uzanmaktadır. Osmanlı
Devleti’nin kurucusu Osman Beyin kayınbabası Şeyh Edebali,
Osman’ın bir çok silah arkadaşı, Orhan’ın kardeşi Alaattin Paşa
bu teşkilata mensuptur.
Ahiliğin Temel İlkeleri, yazılı kaynaklarda; “kuvvetli ve
galip durumdayken affetmek, hiddetliyken yumuşak davranmak,
düşmana iyilik etmek, kendisi muhtaç iken başkasına vermek’
şeklinde belirtilmektedir.
Ahiliğe yeni girenler, hem ahi müridi, hem de bir mesleğe çırak
olurlardı. Kendilerine şalvar giydirilip, kuşak kuşatılırdı.
Kuşak kuşanmaya “ŞET” denirdi. Şet’ler, dervişlere Şeyh
ya da Pir, çıraklara ise ustaları tarafından takılırdı.
Anadolu Türkçe’sinde “AHİ” olarak ifade edilen
teşkilatta, bir şeyhin başında bulunduğu özel bir tekke ve
zaviyede toplanan, belli inanç, düşünce ve davranışları olan
dini mesleki birlik ve esnaf teşkilatıdır. İstanbul’un fethinden
sonra yerini “LONCA” teşkilatına bırakmıştır.
Elazığ’daki yerel yazılı kaynakları ve belgeleri incelediğimiz
zaman Harput’un da Ahi’lik Teşkilatının bir Merkezi
olduğunu görmekteyiz. Bu bağlamdadır ki, Ahi Musa Mescidi ve
Türbesi’ne Ahi ünvanı uygun görülmüştür. Burası o dönemde ahi
teşkilatının ileri gelenlerinden adı geçen zat tarafından
yaptırılmıştır. Ahi ileri gelenlerini mütevazi görünüşlerine
rağmen hayli zengin kişiler oldukları bilinmektedir. Bunu için
Ahi Musa Mescidinin herhangi bir vakıf geliri de
bulunmamaktadır.
Harput’taki mahalle isimlerini incelediğimiz zaman karşımıza
yine Ahi Musa çıkmaktadır. Bugün içinde bulunduğumuz 2000’li
yıllarda Vakıflar tarafından aslına uygun olarak onarılıp halkın
ziyaretine açılan türbe ve mescidinin çevresi bundan tam 480 yıl
öncesine tesadüf eden 1523 tarihinden itibaren Mescid-i Ahi Musa
Mahallesi olarak kaydedilmektedir. Bu tarihte Mescid-i Ahi Musa
Mahallesinde 27 hane, 1566 yılı kayıtlarına göre ise 48 hane
vardır.
Bilindiği gibi son yıllarda Milli Eğitim Bakanlığına bağlı
Çıraklık Eğitim Merkezleri kurulmuş, eskiden “AHİ” ve “LONCA”
teşkilatlarının üstlendiği esnaf ve sanatkar yetiştirme
işlevini bu kuruluşlar ülke genelinde yerine
getirmektedirler. Aynı Bakanlık ayrıca ahiliğin merkezi olarak
tertip edilen 6 ilde her yıl “AHİ EVRAN PEŞTEMAL
TÖRENLERİ” tertiplemekte, bu proğramların finansını da temin
etmektedir.
Elazığ’da da uygulanan eğitim proğramlarıyla başarılı bir
şekilde gençleri, esnaf ve sanatkar olarak istikbale hazırlayan,
verdiği diplomalarla onları meslek sahibi yapan, onlara meslek
eğitimi kazandıran bir “Çıraklık Eğitim Merkezi”miz
vardır.
Milli Eğitim Bakanlığının önümüzdeki İlk “Ahilik Haftası”
çerçevesinde, Elazığ’ımızı da bu proğramına alıp dahil etmesini
istiyor ve bekliyoruz. Elazığ Milli Eğitim Müdürlüğü kendisini
öne çıkartıp, böylesine anlamlı ve yararlı bir organizasyona ev
sahipliği yapmak için ilgili başvurusunu hemen yapmalıdır.
Ahilik Haftasının kutlandığı 7. il Elazığ olmalıdır.
Böyle bir etkinliğin her türlü tarihi, sosyal ve kültürel alt
yapısı Elazığ’ın doğal zenginliği içerisinde mevcuttur. Bunun
da, kapı gibi senedi ve ispatı, Harput’taki “Ahi Musa
Mescidi ve Türbesi”dir.
Kaynaklar:
1-Meydan
Larousse 1.cilt, sayfa ;159
2-Meydan
Larousse 7.cilt,sayfa; 319
3-Elazığ
il Yıllığı 1973,sayfa ;92
4-Elazığ
Kültür ve Tanıtma Vakfı Dergisi, Temmuz-1995, Ülker
Ardıçoğlu’nun yazısı,sayfa;31-32
5-İbn-i
Batuta Seyahatnamesi, 1, İstanbul, 1333-35, sayfa; 314
6-16.
Yüzyılda Harput Sancağı, Yrd.Doç.Dr. Mehmet Ali ÜNAL, Türk
Tarih Kurumu Basımevi, Ankara-1989, sayfa; 202-212
7-Uluova
Gazetesi, 07.Eylül.2000 tarihli sayısında, Mehmet TOPAL’ ın
birinci ve ikinci sayfalarda yayınlanan Başyazısı. |