Keban ilçemizin tüm dünya gibi herkes Keban Barajı ile bilir ve
öyle tanırlar. Oysa Keban ilçemizle özdeşlemiş bir de inekler
vardır. Elazığlıların garipseyerek okudukları bu cümlelere
Kebanlıların gülümseyerek baktıklarını ve Keban’daki inekleri
hemence anımsadıklarını görür gibi oluyorum.
Keban’daki inekler, şimdilerde çok çok meşhur oldular. Ünleri
bırakın Elazığ’ı, ülkemizin bile sınırlarını aşarak ta
Avrupa’ya, hatta Avustralya ya kadar gittiler.
Keban’daki inekler, şimdi tiyatro şeklinde yazıldı. Bu oyunu
Elazığ’ın eski Emniyet Müdürü, şu an Emniyet Genel Müdür
Yardımcılığı görevinde bulunan Feyzullah Arslan kaleme aldı.
Keban’daki inekler, bizlerden önce Avrupa Birliği’ne girdiler.
Feyzullah Arslan, Avustralya’ya davet edildi. 27 Nisan’da
yurtdışına gidecek. 5 Mayıs’ta oyunun galasına katılacak. Eski
Emniyet müdürümüz Feyzullah Arslan’ı bu başarısından dolayı
kutluyoruz.
Hatırlanacağı üzere Feyzullah Arslan 2002 yılında yayınladığı
“Gül, Güldür, Düşündür” adında bir kitap yazmış, bu kitabın 12
ve 13. sayfalarında da Keban’daki İnekler’in marifetlerini
yazmış, bu yazısı içindeki mesajıyla bir hayli ilgi görmüştü.
Feyzullah Arslan bu yazısındaki inek olayını şöyle anlatıyordu:
“Elazığ’a İl Emniyet Müdürü olarak atandıktan sonra, ilçe
ziyaretleri programları çerçevesinde bir gün Keban İlçesi’ne
gittim. Burada bulunan Emniyet Amirliği’ne uğradıktan sonra
Emniyet Amiri Vekili Başkomiser’i de yanıma alarak birlikte
ilçeyi gezmeye başladık.
Keban Barajı’nı gezdikten sonra Fırat Nehri üzerinde bulunan
köprüden karşıya geçerken, köprü üzerinde sağlı sollu birçok
ineğin yatmakta olduğunu gördüm ve merak edip tamamen iyi
niyetle Başkomiser’e dönerek:
“Bu
inekler niye burada?” dedim.
Başkomiser ise bana;
“Efendim, burası bizim bölge değil, jandarma bölgesi” diye cevap
verdi.
Ben Başkomiser’in yanlış anladığını düşünerek, sadece merak
ettiğim için sorduğumu söyledim.İneklerin serinlemek için
köprünün her iki tarafına yattıklarını öğrendim.
Şimdi oturup hep birlikte düşünelim:
İnekler bile yolun kenarına park ediyorlar. Ya trafiğin en
sıkışık durumlarında bile, başkalarının haklarına aldırış
etmeksizin yolun ortasına veya park yasağı levhasının altına,
kavşak içine park eden ve inekler kadar sağduyulu olmayan
insanlarımıza ne demeli”
Artık bunu da Elazığ’da ineklere (!) yönlendirmek ve sormak
lazım!...
Keban’daki
inekler Avrupa’ya kadar giderken, bizler neden Elazığ Belediye
sınırları içerisinde dönüp duruyoruz?