New Page 1

ELAZIĞ TARİHİNDE

ESNAFIN KEPENK İNDİRME

OLAYLARI

 

Mehmet TOPAL

Gazeteci/Yazar

Halkla İlişkiler Uzmanı

 

Elazığ esnaflarıyla Elazığ halkı, tarih boyunca hükümet kararlarını üç kez; kepenk indirmek, kontak kapatmak ve şehirde ekonomik hayatı kesmek suretiyle protesto ederek, seslerini en yüksek makamlara duyurmuş, bu eylemlerinin her üçünden de istedikleri olumlu sonucu almışlardır.

Bu protesto eylemlerinin ilk ikisi Harput’ta, üçüncüsü ise Elazığ’da meydana gelmiştir.

 

BİRİNCİ KEPENK İNDİRME OLAYI

HARPUT KAYMAKAMLIĞI

AÇILMASI İÇİN YAŞANDI

           

Elazığ halkının desteğindeki esnafların; protesto eylemlerinden birincisi 1897 yılında Osmanlı Hükümeti döneminde gerçekleşmiştir.

Elazığ’ın, İkinci Mahmud dönemine tesadüf eden 1834 yılında Harput’un Meziresine kurulmasının üzerinden 63 yıl geçtikten sonra, Harput halkı iş takibi için Elazığ’a gidip gelmekten, yaşadıkları zaman kaybından ve yaptıkları masraflardan kurtulmak, bu arada incinen gururlarını da kurtarmak amacıyla, 1897 yılında kasabalarının 3. sınıf bir kaymakamlık açılarak kazaya çevrilmesi isteğinde bulunurlar. Harputluların bu isteği ekonomik sebeplerden yani bütçe yetersizliğinden dolayı hükümet tarafından yerine getirilemez.

Aradan bekleyişle dolu iki uzun yıl geçince, Harput halkının sabrı iyice taşmaya başlar. Esnaflar söz ve eylem birliği içerisinde İstanbul’daki Babıali Hükümetini telgraf yağmuruna tutarak, çarşı-pazardaki tüm kepenkler indirilir.

Bu davranışlarıyla hükümete olan protestolarını ortaya koyarak, seslerini duyurmak ve olumlu bir sonuç almak isterler. Harput’ta olayların büyüyeceğini istihbarat alan Mamuretü’l-Elaziz Valiliği, inceleme yapmak üzere iki görevliyi Harput’a gönderir. İncelemeye gelen bu iki resmi görevli Harput Belediyesinde iken, halk ve esnaftan oluşan bin civarındaki kalabalık Belediye binasını basarak, Belediye Başkanı’nı darp edip yaralanmasına sebebiyet verirler.

Bu tepkilerin duyulması üzerine Maliye Bakanlığının, Harput’ta Kaymakamlık kurulmasının uygun olacağını belirten 28 Kasım 1898 tarih ve 2436 sayılı yeni bir mazbata daha düzenlenir. Ne var ki, aynı ekonomik nedenlerden dolayı Harput Kaymakamlığı yine hayata geçirilemez.

Harputlular, kafalarına iyicene taktıkları ve adeta bir saplantı haline getirdikleri “Harput’a Kaymakamlık açılması” fikrini gerçekleştirmekten  asla vazgeçmezler. Aksine yıllardan beri Harput’ta yaşayarak almış oldukları yönetim merkezinin fertleri olmanın kazandırdığı kültür ve cesaretle, bu kez İstanbul’a aklı başında bir temsilci gönderme ve meramlarını hükümete adam akıllı anlatma yolunu tercih ederler. Yapılan görüşmelerden sonra, Efendigillerden meşhur vaiz ve alim olan Hacı Mehmed Said Efendi’yi bu iş için biçilmiş kaftan olarak oy birliği ile temsilci seçerler.

Harput halkının tam yetkisiyle temsilci seçilen Hacı Mehmed Said Efendi, İstanbul’a giderek burada bir dizi temaslarda bulunur. Babıali Hükümeti yetkileriyle çeşitli görüşmeler yaparak, Harput’a bir Kaymakamlık açılmasının uygun olacağını, böyle bir kararın Harputluların idareye olan küskünlüğünü gidermek suretiyle gönlünü kazanacağını uzun uzun dile getirir.

Bu temaslar olumlu sonuçlanarak tarihin her döneminde önemli bir yerleşim yeri ve bir idare merkezi olan Harput’un, kasaba statüsünden ilçe statüsüne alınmasına 28 Temmuz 1899 tarihinde 946 sayılı Hükümet tezkeresiyle karar verilir. Neticede Harput Kaymakamlığı 7 Ağustos 1899 tarihinde törenle açılır. Harput Kaymakamlığının açılması, halk ve esnaf arasında büyük bir sevinç ve memnuniyetle karşılanır. Harput ilçesine; çevresinde yer alan 41 köy ile 50 köye sahip bir merkez olan Sarını Nahiyesi’de  bağlanır.

 

İKİNCİ KEPENK İNDİRME

 MÜFTÜ BEYZADE İÇİN

VALİ HASAN BEYE KARŞI YAPILDI

 

Elazığ’ın tarihindeki ikinci kepenk indirme eylemi Müftü Beyzade Hacı Mehmet Nuri Efendi’nin kasıtlı olarak görevden alındığı, 1903 yılında Vali Hasan Beyin protesto edilmesiyle yaşanmıştır.

Müftü Beyzade Hacı Mehmet Nuri Efendi’nin bazı konularda Vali ile çatışması üzerine Vali Hasan Bey ile arası açılır. Bunun üzerine   hükümetle temas kuran Vali Hasan Bey, göstermiş olduğu gerekçelerle Müftü Beyzade Efendi’yi görevden aldırıp, yerine Faik Efendi’yi tayin ettirir.

Harput Halkı, bu değişiklikten memnun kalmaz. Esnaflarca bütün dükkanlar günler boyunca kapatılır. Halk geceli-gündüzlü, Telgrafhane önünde toplanıp İstanbul’da bulunan Bab-ı Ali Hükümetine ve Saray’daki Padişah Sultan Hamid’e şikayetlerini bildirir ve yapılan haksızlığın düzeltilmesini isterler.

Hükümet; Harput Halkı’nın istek ve şikayetlerini inceledikten sonra 1904 yılında Elazığ Valisi Hasan Beyi görevinden alır. Meşrutiyetin ilanı üzerine Müftü Faik Efendi görevinden alınarak, Müftülük görevi yine Beyzade Mehmed Nuri Efendiye teklif edilir. Beyzade Efendi bunu kabul etmez.

Ardından 1908-1918 yılları arasında Milletvekili olarak iki dönem Elazığ’ı temsil eder. 1925’de meydana gelen Şeyh Sait İsyanı sırasında, Vali Halit Beyin kaçarak Elazığ’ı terk etmesi üzerine, bizzat Atatürk’ün atamasıyla Elaziz Valiliğine vekaleten bakar.

 

ÜÇÜNCÜ KEPENK İNDİRME EYLEMİ

12 EYLÜL’DEN ÖNCE

ELAZIĞ’DA YAPILDI

           

Elazığlıların üçüncü kepenk indirme eylemi ise MHP’li Belediye Başkanı Behçet SUSMAZ’ın Birinci Belediye Başkanlığı döneminde ve birincisinden 81, ikincisinden de tam 75 yıl sonra Cumhuriyet’in 55.nci yılına isabet eden 1978 yılında, Elazığ şehir merkezinde anarşiyi durdurmakta yetersiz kalan Elazığ Valisi Güngör Aydın ile İçişleri Bakanı İrfan Özaydınlı’ya karşı bir protesto olarak yapılmıştır.

O sırada ülkemiz “Koalisyon Hükümeti” tarafından yönetiliyordu. Bülent Ecevit, “Karaoğlan Efsanesi” ile Başbakandı. Memleket, 70 sente muhtaç durumdaydı. Piyasada mal yoktu. Döviz bulunmuyordu ve döviz bulundurmak yasalara göre bir suçtu. Akaryakıt ürünlerinden fuel-oil, benzin, gazyağı, tüpgaz, margarin ve sıvı yağlar karaborsaydı. Her tarafta karaborsacılık ve Kemal Sunal’ın filmlerinde hicvedildiği gibi uzun uzun kuyruklar vardı. Odun ve kömür gibi yakacaklarla akaryakıt ürünleri Valilikler tarafından kısıtlı ve tahsisli olarak veriliyordu. Elazığ Belediyesine Vilayetçe kırk kanaat verilen kömür tahsisinde ve Belediye otobüslerine verilen mazot tahsislerinde de aksaklıklar yaşatılıyordu. Toplu taşıma aracı olan Belediye otobüsleri seferlerini sağlıklı yapamıyorlardı.

Anarşi; şehirde kol geziyor, cadde ve sokaklarda insanlar “sağcı-solcu” diye karşılıklı olarak acımadan birbirlerini öldürülüyorlardı. Can güvenliği olmayışı yüzünden esnaflar, aydınlar ve tanınmış kişiler toplum üzerinde toplumsal baskı kurması için acımadan  kurşunlanarak hayatlarını kaybediyorlardı. Ardı ardına ev ve işyerlerine atılarak patlatılan bombalar da can ve mal kaybına neden oluyordu. Çoğu olayların failleri bulunamıyordu. İnsanlar sabahları evlerinden çıkarlarken birbirleriyle vedalaşıyor, akşamları ise kahpe bir kurşuna kurban gitmeden evlerine dönenler de hasretle ve Allah’a şükürler edilerek karşılanıyordu.

Polisin “Pol-Bir” ve “Pol-Der” diye iki ayrı zıt gruba bölünmesinden dolayı kimse güvenlik güçlerine güvenmiyordu. Şehrin Gazi ve Hürriyet Caddeleri, Elazığ’ı iki ayrı kurtarılmış bölgeye ayırmıştı. Şehir içerisinde seyahat etme ve yaşama özgürlüğü her geçen gün biraz daha daralıyordu. Otogara gelen müşterileri, o dönemin en popüler ticari taksileri olan “Hacı Murat”ların sürücüleri şehrin kuzey mahallelerine götürmeyip, Gazi Caddesine kadar getirip orada bırakıyorlardı. Aynı sıkıntı şehrin kuzeyinde de yaşanıyor, bu bölgede bulunan hastanelerin önlerindeki taksicilerde şehrin güney mahallelerine müşteri taşımıyorlardı. Zaten dar olan Elazığ Ekonomisi bu anarşi yüzünden ikiye bölünmüş, adeta can çekişiyordu.

Bütün bu aksaklıklar halk ve esnaflarla belediyeyi karşı karşıya getiriyordu. Elazığ Belediyesi, imkanları nisbetinde kendini zorlamak suretiyle “Tanzim Satış Mağazaları” açarak halkı yokluklardan ve bu kuyruklardan kurtarmaya çalışıyordu. Ancak gelinen nokta da tek çare ve tek çözüm “şehirde tüm kepenkleri indirmek ve tüm kontakları kapatmak” şeklinde gözüküyordu.

Vali Güngör Aydın Elazığ’da görev yaptığı süre içerisinde, tüm Türkiye gibi Elazığ’ı da yakıp kavuran “sağ-sol” ve “alevi-Sünni” çatışmasında, olayların büyümesini adeta körüklediği gibi, aklıselim Elazığlıların uyarılarını dikkate almadığı, bu tutumuna inatla devam ettiği için protesto edilmiştir. Esnafların Valinin görevden alınması için kepenklerini kapatması, halkın eski Hükümet Konağı önünde ve çevresinde toplanarak sesli ve pankartlı protestolarda bulunması, “VALİ İSTİFA!” seslerinin her geçen gün biraz daha yükselmesi, bir anda ulusal basın kuruluşlarını Elazığ’a dökmüştür. Üç gün boyunca Elazığ’daki protesto olayları fotoğraflı olarak ulusal gazetelerin ilk sayfalarında manşetten yer almıştır.

Elazığ halkı ve esnafının bu eylemine tüm meslek kuruluşları, sivil toplum örgütlerinden ve hatta genelevdeki hayat kadınlarında bile destek verilmiştir. Elazığ’da 3 gün boyunca kontaklar ve kepenkler açılmamış, kitle ulaşım araçları çalışmamış, büyük bir açlık tehlikesi kendisini göstermiştir. Halk gazetecileri ve şehre gelen yabancıları evlerinde yedirip, yatırarak onlara sahip çıkmış herkes evlerindeki stoklarında ne varsa birbiriyle paylaşmıştır.

Sonuçta Elazığ Valisi Güngör Aydın, İçişleri Bakanlığı tarafından Antalya iline tayin edilerek, oradan da merkeze çekilmiştir. O günlerde rahmetli Ahmet Kabaklı ise Tercüman Gazetesi’nde yayınladığı makalesine “Al, Antalya!” başlığını kullanmıştır..

 

Kaynaklar:

  1. Başvekalet arşivi, dahiliye, No:801

  2. Başvekalet arşivi, irade-i seniyye, dahiliye H. 1317, No:16

  3. İshak SUNGUROĞLU, Harput Yollarında, cilt:1, syf:218, 1968-İstanbul

  4. İshak SUNGUROĞLU, Harput Yollarında, cilt:2, syf:116-119, 1968-İstanbul

  5. Mehmet TOPAL, Elazığca, 2.Baskı, sayfa;9, 1995-Elazığ

New Page 2

MEHMET TOPAL     

Biyografi 3
Kitapları  3
Gazete Yazıları  3
Arşivdeki Dergi Yazıları  3

 2008 YAZILARI      

PÜR EMANET İŞÇİLERİN DURUMU  3
BİR PADİŞAH FIKRASI  3
YÜZÜN GÜLE SÜLEYMAN  3
KAİNAT ŞEYHİ FATİH AHMET BABA  3
MOLLAKENDİ BELEDİYESİ MAAŞ ÖDEYEMİYOR !  3
TALAT AKGÜN  3
MİSLAND ÇAYDA ÇIRA EFSANESİ  3
AVRUPA ELAZIĞLILAR DERNEĞİ  3
ŞEHİT YARBAY ALİM YILMAZ  3
BERİKA KÜÇÜK BİR ELAZIĞ HANIMEFENDİSİYDİ  3
CENAZELERİ BELEDİYE ÜCRETSİZ KALDIRACAK  3
ELAZIĞ LALESİ’NE KAVUŞTU  3
FATİH AHMET BABA TÜRBESİ  3
GÜLÜN BİTTİĞİ YERLERE BAK  3
İRFAN FETHİ GEMUHLUOĞLU  3

 ARAŞTIRMA YAZILARI      

MEHMET ZEKİ KİMDİR ?  3
ÖLBE VADİSİ  3
BARBARLIK MÜZESİ  3
ELAZIĞ'DA ŞEHİT TÜRBELERİ  3
ELAZIĞ' DA KARAÇALI ÇEŞMELERİ  3
ATATÜRK ve ELAZIĞ MUSİKİSİ  3
ATATÜRK' ün SEKERAT' taki EVİ  3
ELAZIĞ KÜÇELERİ  3
BİR ELAZIĞ RADYOSU VARDI  3
ELAZIĞ' DA HOLDİNG KÜLTÜRÜ  3
ELAZIĞ' DA FUARCILIK  3
ELAZIĞ' DA 2 BUZLUK MAĞARASI  3
ELAZIĞ' ın HOVARDA TÜRKÜLERİ  3
ELAZİZ HALK EVİ  3
ELAZİZ İKTİSAT BANKASI  3
ELAZİZ' de KÖY KAHVEHANELERİ  3
HANPINARI ÇEŞMESİ  3
HARPUT AHİLİK MERKEZİ  3
KEPENK İNDİRME OLAYLARI  3
NURALI' da AY BAŞKADIR  3
YAŞ DESTANI' nın ÖYKÜSÜ  3
KÖĞANKLI HAFIZIN HAYATI  3
PİR-İ DAVUT ŞENLİĞİ  3

 YENİ YAZILARI      

2023 YILINDA ELAZIĞ'I DÜŞÜNÜYORUM  3
VALİ VE BELEDİYE BAŞKANI SUYUMUZA SAHİP ÇIKSINLAR  3
HARPUT BAYRAKTIR  3
ELAZIĞ 2007' DE NİÇİN BULUŞUYOR ?  3
CEMİYET 19 YILINDA  3
ATATÜRK ELAZIĞ' DA  3
ARTIK KEMAL TURAN YOK  3
ASLAN YATAĞINDAN BELLİ OLUR  3
HARPUT'A TUVALET YAPAMADILAR  3
KARAYOLARI 8.BÖLGE MÜDÜRÜ  3
ŞORŞOR MUHTARI  3
TELEFERİKLER  3
ABDULBAKİ TÜRKOĞLU  3
ELAZIĞ' IN TRAFİK SORUNU  3
KALDIRIM İŞGALLERİ  3
TELEFERİKLER  3
ELAZIĞ’IN HUZURU BOZULAMAZ  3
KEBAN’DAKİ İNEKLER  3
NE ÇAN, NE EZAN  3
SİVRİCE DOĞU’NUN YALOVA’SI OLAMAZ  3
TÜRKİYE SÜPER GÜÇLERLE SAVAŞIYOR  3
ELAZIĞ ÖZEL İDARE GENEL SEKRETERLİĞİ  3
SELMANOĞLU SÜLEYMAN BEY  3
SELMANOĞLU GERÇEKTEN BAŞARILI  3
ELAZIĞ EĞİTİMDE MARKA OLACAK  3
ELAZIĞ ÇİMENTO, ELAZIĞLILARIN OLMALIDIR  3
AZER’İN MEZARI ELAZIĞ'DA  3
ÇAKMAK MESİRE YERİ  3
FIRAT DÜNYA ÜNİVERSİTESİ OLUR MU?  3
TELEFERİK’İ BIRAK,CADDE VE SOKAKLARA BAK!  3
2023’TE NASIL BİR ELAZIĞ?  3
 

Dergimizi Online olarak okuyabilmek için

 tıklayınız...

  Mehmet Topal

MUNZUR VADİSİ MİLLİ PARKI

Tunceli-Ovacık arasında uzanan Munzur Vadisinde, 42.000 Hektarlık bir alan 1971 yılında...

GOLAN KAPLICALARI

Sıcak su kaynakları ( Termal ) Ülkemizin önemli bir yeraltı zenginliğini oluşturmaktadır. Söz konusu kaynakların ...

YÜZEN ADA

Bingöl'ün turizmi doğa güzelliklerine dayanır. Yüzen Ada da...

Mehmet Topal

ELAZIĞ HİPODROMU

Yaklaşık 600.000 m2 alana sahip Elazığ Hipodromu Yurtbaşı Beldesine 2 km, Elazığ-Bingöl karayoluna...

BATIK KENT

Efsaneye göre lanetli sayılan kentin ilginç hikayesi şöyle: Yüzyıllar önce şehre gelen hamile bir kadın, kapı kapı dolaşarak ekmek ve yiyecek bir şeyler istemiş...

 

Şu an sitede 1 kişi online

Şu an sitede 4 kişi online. 01 Ocak 2006 Tarihinden itibaren Bugün 59 , toplam 198791 kişi sitemizi ziyaret etmiştir.
Designed By EF BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ