|

Musiki Ustalarımızdan
KÖĞANK’LI HAFIZ’IN
HAYATI
Mehmet TOPAL
Gazeteci-Yazar
Halkla
İlişkiler Uzmanı
Asıl adı Hafız
Mustafa SÜER olan Köğank’lı Hafız 1306 (1890) tarihinde
Elazığ’ın merkeze bağlı Köğank (Güntaşı) köyünde, ailenin
yedinci erkek çocuğu olarak dünyaya geldi. Babasının adı Mehmet
Arif, annesi Zekiye Hanımdır.
Hafız, 13 yaşında yöredeki medrese ve tekkelerde eğitim görmeye
başladı. Bu eğitimin sonunda Kuran-ı Kerim’ i hatmederek,
nüfustaki adına uygun olarak “hafızlık” unvanını kazandı.
Sesinin güzelliği ile kısa sürede Elazığ ve çevresinde isim
yaparak, halk arasında “Köğank’lı
Hafız” olarak anılmaya ve
aranılmaya başlandı.
1. Cihan Harbinde uzun süre askerlik yaptı. Kardeşlerinden
birisi Yemen’de şehit oldu. Diğer kardeşleri de genç yaşlarda
vefat ettiler. Askerlik dönüşü Hafız, harplerdeki cesaret ve
kahramanlığıyla tanınan Arapkirli Refik DÜZGÖREN Paşanın yeğeni
Refika Hanımla evlendi. Bu evlilikten Nevzat, Nedim, Necdet,
Adil ve Sezai adlı beş erkek evladının sahibi oldu .
Köğanklı Hafız evlendikten kısa bir süre sonra, yeniden askere
çağrıldı. Diyarbakır 7. Kolordu Komutanlığı Köprücü Bölüğünde
görev yaptı. Hafız ikinci kez askerdeyken ilk çocuğu Nevzat SÜER
dünyaya geldi. Nevzat SÜER, ilk eğitiminden sonra askeri okula
girdi. Okuyup Jandarma Subayı olarak göreve başladı. İlk evlat
Nevzat SÜER, Jandarma Albaylığından emekli oldu .
Hafız Mustafa SÜER’ in musiki ile ilk yakınlaşması, çok küçük
yaşlarda Köğank Köyünde olmuştur. Bu köyde yaşayan ve o dönemde
yörede musiki de kendi başına bir otorite olan “İboş Dayı”
adlı ustadan ilk musiki derslerini almıştır. İboş Dayı’nın Hafız
Mustafa SÜER’in üzerinde etkisi büyük olmuştur.
Köğank’lı Hafız, hayatı boyunca çocuklarına tek bir fiske bile
vurmamış, sessiz, efendi, kendi halinde, ve çok temiz giyinen,
az konuşan bir yapıya sahip bir insandı. Döneminde Harput
Musikisi’nin üstatlarının önde gelen isimleri arasında yer
alıyordu.
Köğanklı Hafız, 1940 sonrasında çocuklarının eğitimini düşünerek
Köğank’dan Elazığ’ın Yığınki ( Aksaray ) merkez köyüne gelerek
burada satın aldığı eve yerleşti. Yazın Köğank’ta, kışın
Aksaray’da kalıyordu.
Köğank’taki evini ve arazisini de daha sonraki yıllarda
satmıştır.
Köğank’lı Hafız önceleri Çarsancak tarafından Göktepe’li Ahmet
Beyin Hafızlığını yapıyordu. Göktepe’li Ahmet Bey vefat edince
Hafızı Palu’nun Sekarat Köyündeki Ali DEMİRTAŞ Bey kaptı. Hafızı
Konağına aldı.
Hafız, Paşa ve Enver DEMİRBAĞ kardeşlerin, tam 15 yıl süreyle,
Palu ‘nun Sekerat (Yazıbaşı) köyünde, Atatürk’ün “Milli
Mücadele” kararını verdiği konakta hocalığını yapmış, onları
musiki dünyamıza kazandırmıştır.
Sekaratlı Ali DEMİRTAŞ Bey, yörenin sayılı şahsiyetleri arasında
varlıklı, zengin ve misafir sever bir insandı. Hiç evlenmemiş
bekar hayatı yaşıyordu. Yavuz Sultan Selim’in beratlı
beylerinden Karacimşit’in torunudur.
Köğank’lı
Hafızı konağa almasının başlıca iki nedeni vardı.
Birincisi; Ali DEMİRTAŞ Bey, Harput Musikisine ve meşk
alemlerine aşina bir insandı. Kendi sesi güzel değildi. Ama
sesin güzelini çok iyi tanırdı. Söz bilgisi ve edebi bilgisi
iyiydi.
İkincisi ise; yeğenleri Paşa DEMİRBAĞ’ı (1932) ve Enver
DEMİRBAĞ’ı (1937). Harput Musiki ile yetiştirmek istiyordu.
Hafızı Konağa almasında bu ikinci neden daha ağır basıyordu.
Köğank’lı Hafız, Sekerat’taki Konakta kaldığı süre içerisinde
ayda iki gün, yılda ise ancak 15 gün toplu izin
kullanılabiliyordu. Hafız, bu izin günlerinde 75 kilometrelik
yolu o zamanın zorlu ulaşım imkanlarıyla kat ederek Elazığ’a
geliyor, Aksaray mahallesindeki evinde ailesi ve çocuklarıyla
birlikte kalıyordu.
Sekeratlı Ali Demirtaş bey, Hafızın ve ailesinin her türlü
ihtiyacını karşılıyordu. Hafız’ın evinin yıllık ihtiyacı konakta
itinayla hazırlanıp traktörle gönderiliyor ve ayrıca kendisine
para da takdim ediliyordu.
Ali Demirtaş,Hafız konağa yerleşir yerleşmez, yeğenleri Paşa ve
Enver Demirbağ’ı ona teslim etti:
“Hafız
Efendi”, dedi. “Yeğenlerim sana emanettir. Onların
ikisinin de sesi güzeldir. Paşa ortaokul, Enver ise ilkokul
mezunudur. Yeğenlerimin Harput Musikisini öğrenip, icra
etmelerini ve bu alanda birer usta sanatçı olmalarını arzu
ediyorum.”
Köğank’lı Hafız:
“Sen
hiç merak etme beyim. Onları kendi evlâtlarımmış gibi
yetiştireceğim.’’
Bu konuşmanın ardından Köğank’lı Hafız’ın, Sekeratlı Ali
Demirtaş’ın konağında başlayan ve tam 15 yıl sürecek olan yaşamı
da böylece başlamış oldu.
Palu’da ardarda meydana gelen yangınlar yüzünden halkın göç
etmesi üzerine, nüfus azalmaya başladı. Bunun üzerine Ali
Bey’de, Hafız ve yeğenleri Enver-Paşa Demirbağ ile birlikte
Elazığ’a taşındı. Hafız Mustafa Süer, bundan sonraki yaşamını da
Aksaray Mahallesindeki evinde geçirdi.
Hafız, ölmeden bir gün evvel Aksaray Mahallesindeki evinin
çatısını yaptırmış, eşi Refika Hanım: “Hafız, nedesin evin
çatısını yaptırıyorsun, öteki dünyada çatını yap!” diye
çıkışmış. Ertesi günü 02.04.1974 tarihinde sabah 07:00’de evinde
84 yaşında iken vefat etmiştir.
Hafız’ın Mezarı, Elazığ Belediyesinin Karşıyaka’daki Asri
Mezarlığında yer alan, Aile Mezarlığında bulunmaktadır. |