|
NURALI’DA
AY BAŞKADIR
Mehmet TOPAL
Gazeteci/Yazar
Halkla
İlişkiler Uzmanı
Nuralı Köyü,
Elazığ’ın kuzeyindeki dağların arasında yer alan, şehir
merkezine 6 km uzaklıkta bulunan, Osmanlılardan günümüze kadar
Harput Halkı için “Ramazan” ve “Bayram”ların
gelişi ve başlangıcını müjdeleyen hilallerin gökyüzünde huşu
içerisinde izlendiği şirin bir köyümüzdür.
Nuralı Köyüne,
Zafran’dan “Viraneler” olarak bilinen bugüne kadar da
herhangi bir bilimsel kazı çalışmasının yapılmadığı eski bir
şehrin topak altında kalmış olan kalıntıları görülmeden, fark
edilmeden gidilir.
Köyün adı 1980’li
yıllarda ÇAMYATAĞI olarak değiştirilmiş, ancak köylülerin
tepkileri ve o dönemin Muhtar Gakgo lakaplı Sıtkı YILMAZ’ın,
Elazığ Valisi Muharrem Göktayoğlu’na resmi yazılı başvurusu
üzerine İl Genel Meclisi Kararıyla, köyün Nuralı olan ismi
kendilerine iade edilmiştir.
Nuralı Köyü’nden
Keban Baraj Gölü’nün Çemişgezek Feribot İskelesi, Kuzova, Cip
Barajı, Harput’un Balakgazi Parkı ile Buzluk Kayalıklarının
batısı, Pertek Yolundaki Gülmez Mezarlıkları, Türk Hava
Meydanlarının VOR İstasyonu çok net ve farklı açılardan
gerçekten görülmeye değer manzaralar sumaktadır bizlere… Nuralı
yolu üzerindeki bağların olduğu kısımdan kah gözüküp, kah
saklanan ve izleyenlerine cilve yapan bugünkü Elazığ şehrini
seyretmekte bir başka güzeldir.
NURALI’NIN
TARİHİMİZDEKİ ÖNEMİ
Nuralı Köyü’nün
tarihimizde üstlendiği önemli bir görevi ve bu görevi nedeniyle
de bir misyonu vardı. Osmanlılar döneminde Nuralı Köylülerinin
görevi, ayı izleyip Harput’a haber vermekti. Bu görev nedeniyle
Nuralı köylülerinden vergi bile alınmıyordu. Nuralı Köylülerinin
Hilali gördüklerini haber vermeleri üzerine, Harput ve bağlı
birimlerinde yaşayan insanlar yıllarca oruçlarını bu şekilde
tutup, bayramlarını da bu şekilde yapmışlardı. Çünkü; Nuralı
köyünün doğal konumu, akşam güneş batar batmaz ufukta meydana
gelen beyazlık arasında hilalin gözükmesinde çok müsaittir.
Ancak bir defasında
bütün Müslümanlara 29 gün oruç tutturmak için “ramazan ayları”
yerine “bayram aylarını gördük” diye haber vermişler.
Bunu birkaç yıl üst üste tekrarlayınca, artık Nuralıların hilali
izleme olayının üzerinde şüpheler oluşmuş. Yapılan incelemede
Nuralıların verdikleri bilgilerin doğru olmadığı anlaşılmış.
Bunun üzerine Harput Kadısı ve Müftüsü tarafından bu görev
Nuralı’dan geri alınarak, Harput’tan Müslüman birisi
görevlendirilmeye başlanmış. Kendisine de kiralık bir binek
hayvan ile iki tane Jandarma verilerek Nuralı’ya gönderilir ve
hilalin halleri izletilir.Bu görevlinin vereceği bilgilere göre
ramazan orucu tutulur, ardından da bayram yapılırmış.
Nuralı’ya giden
görevli izleme zamanı geldiğinde köyün kuzeyindeki yüksek
tepedeki kayalıklara çıkar, buradan batı ufkunu dikkatle
gözetlemeye ve incelemeye başlardı. Ayı gördüğü zaman hemence
atına binerek dolu dizgin Harput’a giderdi. Kadı ve Müftü’nün
huzuruna çıkarak “Rü’yet-i Hilal” yani hilali gördüğünü
sorulacak tüm sorulara doğru cevaplar vermek suretiyle tam
olarak kanıtlardı. Ramazan ve Bayramın yarın olacağına bu
ispattan sonra karar verilirdi. Bu karar; top sesleriyle şehir
halkına duyurulur, top seslerini duyan halk sevinç içerisinde
sokaklara dökülür, birbirleriyle kaynaşırlardı. Bazen de Nuralı
köyünden haber gelmeden Harput’ta ayı görenler olur, bu bilgiler
de ilgili makamlarca dikkate alınarak, değerlendirilirdi.
NUR ALİ BABA
ZİYARETİ
Eski Mamüret’ül-Aziz
Salnamelerinde Nuralı Köyünün mezarlığında NUR ALİ BABA diye bir
ziyaretin olduğu kaydedilmekte, ancak bu ziyaretin kimliği
hakkında geniş bir bilgi verilmemektedir.
Bugün Nuralı’da
yaşayanlar, böyle bir ziyaretin varlığından haberdar değiller.
Nuralı Mezarlığında yaptığımız incelemede Osmanlıca yazılmış,
üslup olarak da farklı olan çok sayıda mezar taşına rastladık.
Nuralı adının, bu
ziyaretten mi, Astronot ve Kozmonotların henüz aya ayak
basmadıkları o eski yıllardaki “ayı nur olarak kabul eden”
toplum anlayışından mı, yoksa Ramazan ve Bayram hilallerinin
izlenmesinden dolayı “nur alınan”, “bilgi alınan”
bir yer anlamlandırılmasından mı bu adı aldığı konusunda da
herhangi net bir bilgiye ulaşamadık.
Dersim’in tarihçesini
anlatan bir internet sitesinde ise; “Yavuz Sultan Selim
döneminde, Pir Hüseyin Bey Çemişgezek Beyliğine atandı. Daha
sonra Çemişgezek’e giden pir Hüseyin Bey yöreye hakim olan “NUR
ALİ HALİFE”nin ordusunu yenerek İran idaresine son verdi.”
diye kayıt düşülmektedir. Ancak bunun Nuralı köyü ile ilgisi
kurulamamıştır.
BUGÜNKÜ
NURALI
Bugünkü NURALI Köyü,
gerçek anlamda tüm değerler ile bir köşede unutulmuş. Yoldan
geçenlerin bu köyün neresi olduğunu anlayabilmeleri için bir
tabelası bile yok. Çamyatağı tabelası kaldırıldıktan sonra
yerine her ne hikmetse NURALI tabelası asılmamış. Köy
Hizmetleri’nin bu tabelayı bir an önce asmasını, Zafran
Mahallesindeki ve diğer yol ayrımlarına da yazmasını bekliyoruz.
Ayın kamuoyudan habersizce bugün de geleneksel olarak izlendiği
bu kayalıklara da ayrı bir tabelanın ve tarihçenin yazılarak
konulması isabetli olacaktır.
Nuralı’da geleneksel
olarak her ramazan öncesinde bir “Ay Şenliği”
düzenlenmeli, bu kültür burada yaşatılmalı ve genç kuşaklara da
eğlence arasında öğretilmelidir. Nuralı’nın tanınması ve
gelişmesi için, bunun gerekli ve kaçınılmaz olduğunu
düşünüyorum.
Elazığ Valiliği’nin
Kültür, Turizm ve Çevre Müdürlüklerini, Köy Hizmetleri’nin Bölge
ve İl Müdürlüklerini, Elazığ Belediyesinin Kültür Müdürlüğünü ve
tüm NURALI Köylülerini göreve davet ediyorum.
KAYNAKLAR:
1-İshak SUNGUROĞLU,
Harput Yollarında, Elazığ Kültür ve Tanıtma Vakfı Yayınları,
No:2, Cilt: 4, Sayfa: 61-62, İstanbul-1968
2-Mamüret’ül-Aziz
Salnameleri.
3-Dersim’in
Tarihçesi, İnternet Sitesi, 2003
4-Elazığ Valiliği
İl Genel Meclisi’nin …………….tarihli kararı
5-Sıtkı YILMAZ,
Nuralı Köyü eski Muhtarı |