|
BAŞYAZI
HARPUT VE HAZAR BABA
TELEFERİKLERİ N’OLDU?
MEHMET TOPAL
Elazığ’da yıllardan
beri iki yüksek dağa teleferik kurulması düşüncesi etkili ve
yetkili birileri tarafından her zaman gündeme getirilir. Ben
kendimi bildim bileli bu tür söylemleri dinler dururum. İşin
uygulama kısmı ise daima fiyasko ile sonuçlanır.
Milletvekilleri, Belediye Başkanları, Valiler bu konudaki
sözlerini tutmaz, görev süreleri biter ve çekip giderler.
Elazığ Belediye
Başkanı Sayın M.Süleyman Selmanoğlu’nun da Harput-Elazığ arasına
teleferik kurulması ile ilgili olarak böyle bir düşüncesi vardı.
Sayın Selmanoğlu’ndan önceki Belediye Başkanları da aynı hayali
kurmuşlardı. Ama hayali gerçeğe dönüştüremeden görev sürelerini
tamamlayıp gitmişlerdi.
Harput-Elazığ arasına
teleferik kurmak güzel ve olumlu bir düşünce. Ancak teleferikten
önce Harput’ta yapılacak yüzlerce maddeden oluşan uzun yılların
büyük ihmallerine dayalı eksiklikler bulunmaktadır. Önce bu
eksiklikleri ortadan kaldırmak, ardından da Harput’u İnanç
Turizmi güzergahına aldırmak lazımdır. Bakın Belediye Başkanı
Sayın Selmanoğlu’nun mezarlıklarda yaptığı düzenleme çalışmaları
ile Karayolları 8.Bölge Müdürü hemşerimiz Sayın Yasin
Altunyuva’nın Ankuzu Baba’ya kadar yaptığı geniş asfalt yollar
ve sanat yapıları memlekette nam verdi. Öte yandan Harput’a
gönderilen seyyar tuvaletler faaliyete sokulamadığı için ilgili
firma tarafından alınıp geri götürüldü. Harput’un altyapı
eksiklerin çok hızlı bir şekilde tamamladıktan sonra teleferik
işine bakmak lazım. Hatta teleferiğe Elazığ’dan bineceksin,
Harput Kalesi, Dabakhane, Fatih Ahmet Baba Türbesi, Buzluk
Mağarası, Ölbe Vadisi ve Ankuzu Baba Türbesi’ne kadar gidip
geleceksin. Bu istasyonlarda indir-bindir yapacaksın.
Hazar Baba Dağı’na
teleferik kurulması fikri konusunda da benzeri altyapı
eksikliklerimiz bulunmaktadır. Bu düşünceyi geçtiğimiz aylarda
Elazığ Valisi Sayın Muammer Muşmal terennüm etmiş, ben de buna
karşı çıkmış, Sivrice’nin yollarına dikkat çekmiştim. Sivrice
Belediye Başkanı Sayın Hasan Karabulut kardeşimiz de cevaben
“kanalizasyon gibi altyapı faaliyetlerimizi yapmadan mı yolları
yapsaydım?” diye bana bir buket sitem göndermişti. Elbette önce
altyapı yapılmalı bu milletin parası israf edilmemelidir. Sayın
Karabulut’un kalbinin Sivrice’ye hizmet bağlamında kalbinin
yıllardan beri nasıl küt küt attığını çok iyi bilen bir
dostuyum. Hizmet yapmak için Belediyenin güçlü olması
gereklidir. Geçmişteki kötü yönetimler sonucu birçok
belediyemizin sıkıntı içinde olduklarını yakından biliyor ve
gerçekten üzülüyoruz. Sivrice gibi bölgenin bir cazibe merkezi
olan bu bölgemize Cenab-ı Allah her türlü nimeti vermiş. Ama
bizler bu nimetlerin kıymetini müdrik olupta bir türlü
değerlendiremiyor ve pazarlayamıyoruz.
Sivrice’de neler
yok ki?
Hazar Baba Dağı var.
Bu dağda Hırıstiyanlık, Musevilik ve Müslümanlık gibi üç
semavi dinin genetik babası olan, KABE’yi kuran bir peygamber
olan HZ.İbrahim’in babası AZER’İN MEZARI var. Bu dağda
eski valilerimizden M.Lütfullah Bilgin tarafından yaptırılan çok
güzel bir kayak merkezimiz var. Bu merkezin açılışına katılan
Türkiye’nin ünlü kayakçıları burası için “Türkiye’de
böylesine dağ ve deniz manzaralı bir başka kayak merkezimiz daha
yoktur” diyerek övgüler yağdırıyorlardı. Kayak Merkezini ve
buradaki sosyal tesisi çalıştırmayı bir türlü başaramadık.
Tesislerle zirve arasındaki telesiye hatları pas tutmaya
başladı. Sivrice’deki Hazar Gölü de potansiyel olarak çok
zengindir. Bu gölde nefis sazan balığı, kilise adası, batık
şehir mevcuttur. Yıldızlı konaklama tesisleri ve yazlıklar
yer almaktadır. Bir türlü şişeleyip pazarlayamadığımız ünlü “Karaçalı
Kaynak Suyu” dillere destandır. Her türlü su sporu için
uygun bir göldür. Yakın geçmişte suyunun güzelliği ve temizliği
ile MAVİ BAYRAĞI bile gururla dalgalandırmıştı. Her ne
kadar halka mal edilemediyse de gelecek için umut veren ve
Elazığlı kültür gönüllülerinin katkılarıyla her yıl geleneksel
olarak “Uluslararası Hazar Şiir Akşamları” burada
düzenlenmektedir. Atatürk 1937’de teşriflerinde “BURASINI
DOĞU’NUN YALOVASI YAPACAĞIM” sözünü boşuna mı kullanmış
sanıyorsunuz?
Bakın şimdilerde
Elazığ Hava Alanı 84 Trilyonluk bir harcama ile uluslararası
statüye kavuşturuluyor. Sadece AZER’İN MEZARI’nı
tanıtmakla bile şehrimiz turizm girdisi kazandırmış oluruz.
Sunacağımız gerçek zenginliklerimiz ve değerlerimizle dünyayı
Elazığ ve Sivrice’ye taşıyabiliriz.
Elbette o zaman Hazar
Baba Dağı’na teleferikte gerekecektir.
Elazığ Valisi Sayın
Muammer Muşmal, bu düşüncesinden kesinlikle geri adım atmasın.
Ama teleferik yapıldıktan sonra da teller pas tutmasın. Kayak
Merkezi Sosyal Tesisleri gibi teleferiğin de kapısı kapanmasın.
Harput ve Hazar Baba
Teleferiklerini hem yaz aylarında hem de kış aylarında kullanmak
ve yaşadığımız şehre alçaktan uçarak bir de kuş bakışı bakmak
isteriz.
Bizi bu zevkten mahrum etmeyin. |